Ostim OSB Mah.100. Yıl Bulvarı No:99/87 Yenimahalle / Ankara
(0312) 354 01 02
Orsiad
  • KURUMSAL
    • Yönetim Kurulu ve Başkanı
    • Misyon Vizyon
    • ORSİAD Faaliyet Raporu
    • Organizasyon Yapısı
    • Mevzuat
    • Anlaşmalı Kurumlar
  • HABERLER
  • MAKALELER
  • BASINDA ORSİAD
  • FİRMALAR
    • Firma Listesi
    • Yeni Firma Kaydı
  • İLETİŞİM
  • KURUMSAL
    • Yönetim Kurulu ve Başkanı
    • Misyon Vizyon
    • ORSİAD Faaliyet Raporu
    • Organizasyon Yapısı
    • Mevzuat
    • Anlaşmalı Kurumlar
  • HABERLER
  • MAKALELER
  • BASINDA ORSİAD
  • FİRMALAR
    • Firma Listesi
    • Yeni Firma Kaydı
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Orsiad

ANONİM ORTAKLIKTA GENEL KURUL KARARLARINA KARŞI İPTAL DAVASI AÇMA HAKKI

6 Eylül 2023
0
SHARES
0
VIEWS
Facebookta PaylaşTwitterda PaylaşLinkedin ile PaylaşWhatsapp ile Paylaş

ANONİM ORTAKLIKTA GENEL KURUL KARARLARINA KARŞI İPTAL DAVASI AÇMA HAKKI

 

İş dünyası, ticaretin dinamikleri ve karar alma süreçleriyle dolu karmaşık bir dünyadır. Bu dünyanın bir parçası olarak, anonim ortaklıklar da çeşitli iş kararları alırken karşılaştıkları zorluklarla ve ihtilaflarla başa çıkmak zorundadır. Ancak her iş kararı, her zaman tüm ortaklar için kabul edilebilir veya adil olmayabilir. İşte bu noktada, anonim ortaklıkların iç dinamiklerini düzenleyen yasal düzenlemeler, genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma hakkını ortaklara tanır. Bu hukuki hak, adaletin ve şirket çıkarlarının korunmasını sağlamak amacıyla var olan önemli bir araçtır.

Bu yazımızda:

  • Anonim ortaklıkta iptal davası sonucunda, iptal edilebilirliğin yaptırımı nedir?
  • İptal davasını hangi kişiler açabilmektedir, görevli ve yetkili mahkeme neresidir?
  • Anonim ortaklıkta iptal davası açabilmek için iptal nedenleri nelerdir?
  • Anonim ortaklıkta iptal davası açabilecekler kimlerdir?
  • Anonim ortaklıkta iptal davası ortaklık dışında birine/birilerine açılabilir mi?
  • Anonim ortaklıkta iptal davası açabilmek için kanunen öngörülen süre ne kadardır?
  • İptal davası, Usul Hukuku bakımından nasıl ilerlemektedir?
  • İptal davasında teminat gösterilmesi talep edilebilir mi?
  • Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılırsa yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir mi?
  • İptal davası kötüniyetli kişilerce açılırsa ne olur, tazminat talep edilebilir mi?
  • İptal kararının hüküm ve sonuçları nelerdir?

sorularını yanıtlayacağız.

 

Anonim ortaklıkta iptal davası sonucunda, iptal edilebilirliğin yaptırımı nedir?

Anonim ortaklıkta iptal davası, bireysel pay sahiplerinin çoğunluğa karşı koyabilmesine olanak sağlayan, bu haliyle azınlığı koruyan en önemli davalardan birisidir. Gerçekten de kanun koyucu genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma olanağıyla, anonim ortaklık ortağına, kanuni koşulların oluşması durumunda, tek başına çoğunluk gücüne karşı koyabilme hakkını sağlamaktadır. Bu dava sonucunda alacağı iptal kararıyla ortak, çoğunluk gücünü etkisiz hale getirebilmektedir. Ancak kuşkusuz iptal edilebilirlik yaptırımı butlan ve yokluk hallerinden farklıdır. Gerçekten de ilkin hakim iptal edilebilir kararları kendiliğinden gözetemez. Kararın ortadan kaldırılabilmesi için mutlaka kanunda belirtilen kişilerce (TTK md. 446) iptal davası açılması zorunludur. Ayrıca yokluk ve butlan durumunda alınan genel kurul kararı en baştan geçerli değildir. Oysa iptal edilebilir kararlar bakımından, dava açılarak iptal yolunda bir hüküm verilene ve verilen hüküm kesinleşene kadar, alınan genel kurul kararı geçerliliğini sürdürür. Genel kurul kararlarının yokluğu ve butlanı her zaman ileri sürülebilirken, iptal edilebilirlik, -kural olarak- genel kurulun karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde (bu süre hak düşürücüdür) ileri sürülmezse, alınan genel kurul kararı geçerli hale gelir. Dikkat edilirse iptal edilebilirlik yaptırımı, butlan ve yokluğa göre daha hafif hüküm ve sonuçlara sahiptir.

İptal davasını hangi kişiler açabilmektedir, görevli ve yetkili mahkeme neresidir?

Yasal düzenlemeler TTK md. 445’te ve TTK 446. maddede belirtilen kişilerin, kanunlara veya ortaklık ana sözleşmesine aykırı olan genel kurul kararlarına karşı, kararın alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, ortaklığın merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabileceğini belirtir.

Anonim ortaklıkta iptal davası açabilmek için iptal nedenleri nelerdir?

TTK md. 445’te belirtilen iptal nedenlerinin ilki, yasa dışılıktır. Bu bağlamdaki “kanun” kavramı geniş bir şekilde yorumlanmalıdır. Dolayısıyla, anonim ortaklıkla ilgili TTK hükümleri yanı sıra, tüzel kişilikle ilgili hükümler ve genel olarak geçerli hukuki ilkeler, örneğin kişilik haklarını koruma ile ilgili TMK hükümleri de TTK 445. maddesinde belirtilen “kanun” kavramına dahil edilir. Sonuç olarak, iptal davası hakkı, sadece ortakların korunmasını amaçlayan veya ortak haklarının ihlalini önlemesi gereken kuralların ihlaliyle sınırlı değildir.

Kanuna aykırı ve dolayısıyla iptal edilebilir genel kurul kararlarına pek çok örnek verilebilir. Örneğin, ortakların rüçhan haklarını haksız bir şekilde ellerinden alan genel kurul kararları (TTK md. 461) iptal edilebilir. Ayrıca, ortaklık genel kurulunun toplantıya çağrılmasına ilişkin TTK hükümlerine hafif ihlaller, iptal edilebilirliği gerektirir. Toplantıya bağlılık ilkesine aykırı olarak alınan genel kurul kararları veya oy hakkından yoksun ortakların katılımıyla alınan ve onların katılımı olmadan alınamayacak genel kurul kararları, iptal yaptırımına tabi kararlardır. Ayrıca, yetkisiz kişilerin genel kurula katılımı ve kararın alınmasına etki eden şekilde oy kullanmaları (TTK md. 446/1-b) da, alınan kararların iptal edilmesine yol açabilir.

Eğer alınan genel kurul kararı, ortaklık ana sözleşmesine aykırı ise, bu durumda da alınan kararın iptal edilmesi mümkündür.

Son olarak, yasal düzenlemeler TTK md. 445’te dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarının da iptal edilebileceğini belirtmiştir. Bu düzenlemenin amacı, çoğunluğun haksız ve hukuksuz kararlarıyla azınlığı bastırmasını engellemektir.

Anonim ortaklıkta iptal davası açabilecekler kimlerdir?

TTK md. 446’da kanun koyucu kimlerin iptal davası açabileceğine ilişkin önemli bir düzenleme yapmıştır. Buna göre, iptal davasını özellikle pay sahipleri açabilir. Yani iptal davası açma hakkı bireysel ortaklık hakkı niteliğinde bir haktır. Oy hakları bulunmayan, oy kullanmaktan yasaklı, ortaklar da (özellikle TTK md. 436), oy haklarının bulunmadığı kararlar bakımından iptal davası açabilirler. TTK 446. maddede kanun koyucu iptal davası açabilecekler bakımından önemli bir ayrım yapmıştır:

1-ORTAKLAR

a-Genel kurul toplantısına katılan ortaklar, şayet olumlu oy vermişlerse, kural olarak iptal davası açamazlar. Buna karşılık bu ortaklar, alınan genel kurul kararına olumsuz oy vermişler ve bu husustaki muhalefetlerini her genel kurul toplantısı sırasında TTK md. 422 ve BTY 26’ya göre tutulması gereken genel kurul toplantı tutanağına geçirtmişlerse iptal davası açabilirler. Burada muhalefetin kararın alınmasından sonra toplantı tutanağına yazdırılması gerekir. Kararın alınmasından önce, peşinen verilen muhalefet kayıtları geçerli değildir ve ortağın iptal davası açmasına olanak tanımaz240. Çünkü muhalefetten söz edilebilmesi için kararın alınması şarttır.

b-TTK md. 446/1-b’ye göre, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullansın veya kullanmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılarak oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren ortaklar da iptal davası açabilirler. İptal kararı verebilmek için, TTK md. 446/1-b’de öngörülen aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olmasını arayan aynı düzenlemenin son cümle hükmü önemlidir. Gerçekten de bu düzenleme kapsamında mahkemeler, ortakların bu hükme dayanarak açtıkları davalarda, aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olup olmadığını da ayrıca denetlemek zorunda kalacaklardır.

2-YÖNETİM KURULU

TTK md. 446/1-c’ye göre, ortaklar yanında yönetim kurulu da kurul halinde iptal davası açabilir. Şayet yönetim kurulu birden fazla üyeden oluşuyorsa, bu durumda bunların ortaklık organı olarak iptal davası açabilmesi için, TTK 390. maddesine göre, karar alması gerekir. Buna karşılık yönetim kurulu tek bir kişiden oluşuyorsa, onun karar almasından söz edilemez.

3-YÖNETİM KURULU ÜYELERİ

Anonim ortaklıkta birden fazla yönetim kurulu üyesi var ve alınan genel kurul kararının yerine getirilmesi, herhangi bir yönetim kurulu üyesinin kişisel sorumluluğuna neden olacaksa, bu yönetim kurulu üyesinin bu sıfatıyla tek başına iptal davası açabilmesi olanaklıdır (TTK md. 446/1-d). Yönetim kurulu üyesinin bu kararın iptalini isteyebilmesi için, karara muhalif kalıp bu muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesi gerekmez.

Anonim ortaklıkta iptal davası ortaklık dışında birine/birilerine açılabilir mi?

Anonim ortaklıkta iptal davasının daima ortaklığa karşı açılması gerekir. Davanın belirli bir organa karşı, örneğin ortaklık genel kuruluna karşı açılması olanağı yoktur. Ayrıca söz konusu iptali istenen kararı alan ortaklara karşı da bu dava açılamaz. Şayet dava bir ortak tarafından açılırsa, ortaklık mahkemede yönetim kurulu tarafından temsil edilir. Buna karşılık yönetim kurulu tarafından dava açılırsa, bu halde davanın ortaklığa atanan temsil kayyımı tarafından takibi zorunludur. Şayet dava yönetim kurulu üyelerinden biri veya birkaçı tarafından açılırsa, diğer üyelerin temsil yetkisi olması şartıyla dava yine yönetim kurulu tarafından takip edilir.

Anonim ortaklıkta iptal davası açabilmek için kanunen öngörülen süre ne kadardır?

TTK 445. maddesinin 1. fıkrasında açıkça ifade edildiği gibi, iptal davası, üç aylık hak düşürücü nitelikteki sürede açılmalıdır. Kanun koyucu böyle kısa bir süre benimsemek suretiyle, alınan genel kurul kararları bakımından bir an önce hukuki durumun kesinleşmesini istemektedir. TTK md. 445/1 ile öngörülen üç aylık süre genel kurul kararının alındığı andan itibaren işlemeye başlar. Üç aylık sürenin hesabının nasıl yapılacağına ilişkin kanunda herhangi bir özel düzenleme yapılmadığından TBK’nun genel kuralları, özellikle TBK md. 92/1-b uygulanır. Kararın alındığı gün ayın kaçıncı günüyse, son ayın bunu karşılayan gününde süre dolmuş olur. Buna karşılık son ayda bunu karşılayan bir gün yoksa, süre bu ayın son günü dolar. Şayet bu süre geçirilirse, alınan genel kurul kararı kanuna. ortaklık ana sözleşmesine veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olsa bile, yine de geçerliliğini sürdürür. Üç aylık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğini mahkeme, resen dikkate alır.

İptal davası, Usul Hukuku bakımından nasıl ilerlemektedir?

İptal davasının açılacağı görevli ve yetkili mahkeme, TTK md. 445/l’den anlaşılacağı gibi, (davanın açıldığı tarihte) ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. Bu şekilde ortaklık merkezini esas alan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralıdır, dava şartı niteliğindedir (HMK md. 114/1-c) ve mahkemece resen dikkate alınması gerekir. İptal davası açıldıktan sonra, ortaklık sözleşmesindeki ortaklık merkezinin bulunduğu yer değiştirilirse, yine de davanın görülmeye başlandığı yerde iptal davasına devam edilir. Yoksa bu durumda yetkisizlik kararı verilemez.

TTK’nın 448. maddesinin 1.  fıkrası gereğince, iptal davası açılırsa yönetim kurulu, böyle bir dava açıldığını ve davanın duruşma gününü, usulüne uygun olarak ilan eder ve (varsa) ortaklığın internet sitesine koyar. Bu düzenlemenin getirilmesinin nedeni, diğer ortakların iptal davası açıldığından ve duruşma gününden haberdar olmalarını sağlamaktır. Çünkü bunlar feri müdahil olarak bu davaya katılabilirler. Dava açıldığına ilişkin TTK md. 448/1 ile getirilen ilan yükümlülükleri, yönetim kuruluna ait yükümlülüklerdir. İptal davası bizzat TTK md. 446/1-c’ye göre, yönetim kurulu tarafından açılsa bile, yine de ilan yükümü yönetim kurulunca yerine getirilir.

TTK md. 448/2’ye göre, üç aylık hak düşürücü sürenin geçmesinden önce, iptal davasının duruşmasına ve dolayısıyla görülmesine başlanamaz. Şayet birden fazla iptal davası açılırsa, bu açılan davalar birleştirilerek görülür. Böylelikle kanun koyucu mahkemelerden birbirinden farklı kararlar çıkmasına engel olmak istemektedir.

İptal davasında teminat gösterilmesi talep edilebilir mi?

Mahkeme ortaklığın talebi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. TTK’nın 448. maddesinin 3. fıkrasına göre teminatın nitelik ve miktarını mahkeme belirler. Teminat istemek ortaklığın talebine bağlı tutulduğundan, ortaklık talep etmezse, mahkeme de teminat yatırılmasına karar veremez. Ancak mahkeme ortaklık teminat talep etse bile, yine de teminat yatırılıp yatırılmayacağı hususunda bir takdir yetkisine sahiptir. Şayet hakim teminata karar verirse, ayrıca teminatın nitelik ve miktarını da belirlemelidir. Hakim, teminatın nitelik ve miktarını tespit ederken, ortaklığın isteğine bakmaksızın, objektif durumu dikkate alarak ve özellikle davacının dava hakkını engellemeyecek bir teminat hususunda karar vermelidir.

Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılırsa yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir mi?

Genel kurul kararları iptal edilinceye ve iptal kararı kesinleşinceye kadar geçerliliğini sürdürür. Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açıldığı takdirde, mahkemece yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra, TTK md. 449 gereğince dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilebilir. Burada mahkeme yönünden yönetim kurulunun görüşünü alma yükümünün getirilmesinin nedeni, alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılmasının, anonim ortaklığın işleyişini engelleyebileceği düşüncesidir. Bu ortaklık bakımından tehlikeli olabilir. Dinlenme olanağı sayesinde, bu tehlikelere yönetim kurulu dikkat çekebilir.

İptal davası kötüniyetli kişilerce açılırsa ne olur, tazminat talep edilebilir mi?

TTK md. 451 gereğince genel kurul kararına karşı kötüniyetli iptal davası açılırsa, davacılar bu sebeple ortaklığın uğrayacağı zararlardan müteselsilen sorumlu olurlar. Bu düzenlemeyle iptal davası açma hakkının muhtemel davacılar tarafından kötüye kullanılması engellenmek istenmektedir. Buradaki kötüniyetten kasıt, davacıların genel kurul kararının iptal edilmeyeceğini bile bile, sirf ortaklığa zarar vermek amacıyla kasten dava açmalarıdır. Burada ortaklık kötüniyetle dava açıldığını, bundan bir zarar doğduğunu ve illiyet bağını da kanıtlamak zorundadır. Mahkeme tazminata karar verirse, tazminat ortaklık lehine hüküm altına alınır. Şayet ortaklık TTK md. 448/3’e göre, teminat talep etmiş ve bu teminata mahkemece karar verilmişse, hüküm altına alınan kötüniyetli dava açma tazminatı öncelikle bu teminattan karşılanır. Ancak teminatla sınırlı sorumluluk söz konusu değildir. Zarar daha fazla ise teminatı aşan bu zararlara da mahkemece karar verilmesi ve davacılardan bu tazminatın talebi olanaklıdır. Ayrıca burada bir tazminat söz konusu olduğu için, TTK md. 5/A gereğince önce arabulucuya başvurmak gerekir.

İptal kararının hüküm ve sonuçları nelerdir?

İptal davası inşai bir davadır. TTK’nın 450. maddesine göre genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararı, kesinleşmesinden sonra, bütün pay sahipleri bakımından hüküm ifade. İptal kararının kesinleşmesiyle birlikte, genel kurul tarafından alınan karar, geçmişe etkili olarak alınma tarihinden itibaren ortadan kalkar.

Mahkeme iptal davası sonucunda, alınan genel kurul kararının iptaline veya iptal davasının reddine karar verecektir. Yoksa mahkeme tarafından alınan genel kurul kararının değiştirilmesi olanağı olmadığı gibi, iptal kararından sonra mahkemenin, genel kurulun yerine geçerek yasaya ve ortaklık ana sözleşmesine uygun karar verme yetkisi de yoktur.

Yine TTK md. 450 gereğince mahkemenin genel kurul kararının iptaline ilişkin olarak verdiği karar kesinleştikten sonra, yönetim kurulu bu kararın bir suretini ticaret siciline tescil ettirir ve varsa ortaklığın internet sitesine koyar.

 

 

ATLANTİS HUKUK BÜROSU

AVUKAT AHMET ALTUN

0543 451 2359

 

 

Previous Post

LİMİTED ORTAKLIKTA ORTAKLARIN SORUMLULUKLARI

Next Post

ANONİM ŞİRKETLERDE GENEL KURUL

Next Post

ANONİM ŞİRKETLERDE GENEL KURUL

HABERLER

ORSİAD Yönetim Kurulumuzun üye ziyaretleri devam ediyor

Türk Kızılay & ORSİAD iş birliği ile Kan Bağışın’da Bulundu.

ORSİAD Yönetim Kurulu Üyesi A.Aybars GÖZTEPE,

ORSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Duman,

ORSİAD Yönetim Kurulumuzun üye ziyaretleri devam ediyor.

ORSİAD Yönetim Kurulumuzun üye ziyaretleri devam ediyor

İş insanlarımızı “iş konseyleri” oluşturarak yeni projeler üretmelerini, yurt dışı gezileri ile yeni pazarlar keşfetmelerini sağlamak ve sosyal içerikli programlar organize ederek kültür hayatlarına katkıda bulunmaktır.

Kurumsal

  • Yönetim Kurulu ve Başkanı
  • Misyon Vizyon
  • ORSİAD Faaliyet Raporu
  • Organizasyon Yapısı
  • Mevzuat
  • Anlaşmalı Kurumlar

Son Haberler

ORSİAD Yönetim Kurulumuzun üye ziyaretleri devam ediyor

ORSİAD Yönetim Kurulumuzun üye ziyaretleri devam ediyor

25 Kasım 2025

Türk Kızılay & ORSİAD iş birliği ile Kan Bağışın’da Bulundu.

Türk Kızılay & ORSİAD iş birliği ile Kan Bağışın’da Bulundu.

30 Ekim 2025

Bize Ulaşın

Ostim OSB Mah. 100. Yıl Bulvarı No:99/87 Yenimahalle - Ankara
(0312) 354 01 02
+90 532 645 65 06
(0312) 354 24 86
orsiad@orsiad.org.tr
Copyright © 2022, ORSİAD (OSTİM ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİ İNSANLARI VE YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ) Bu site içeriğinin her türlü hakkı ORSİAD'a aittir. İzinsiz kullanılamaz.
No Result
View All Result
  • KURUMSAL
    • Yönetim Kurulu ve Başkanı
    • Misyon Vizyon
    • ORSİAD Faaliyet Raporu
    • Organizasyon Yapısı
    • Mevzuat
    • Anlaşmalı Kurumlar
  • HABERLER
  • MAKALELER
  • BASINDA ORSİAD
  • FİRMALAR
    • Firma Listesi
    • Yeni Firma Kaydı
  • İLETİŞİM

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.